limon kokulu, yağmurlu kadınlar vardır.
hiç unutmayan kadınlar vardır.. limon kokulu..
her şeye rağmen.. yağmur kalan kadınlar vardır...(*)
kokunu uzaktan tanırdım, sesini tanıdığım gibi...
dokunuşunu hiç bilmediğim elinin, sıcaklığını hissederdim, uzaktan.
bahçedeki limon ağaçlarına çok sarılmışımdır sen diye...
bir portakal ağacı var, yatak odamın camından görünen.
her turuncusu sen... senin gözlerin, senin ellerin...
konuşurdu sabaha karşı portakal ağacı, dillenirdi dökülmüş yaprakları.
bir sabah vakti yağmur düşerdi bahçeye, yeşilini parlatırdı duygularımın.
hiç aldırmaz sabahın serinliğine, ayağım çıplak balkona çıkardım.
kokun içinde saklı sanırdım her yağmur yağdığında,
ben yüreğim çırılçıplak, korku(luk)lara dayanır, ağlardım.
dokun bana,
kokun bulaşsın tenime, diye yakaran bir ses duyarsan;
gök gürledi sanma,
aşkımdır şimşek gibi çarpan; dağına taşına... ille de uzağına...
.
Görsel
(*) Lale Müldür

