4.06.2012

Haziran Neşesi


haziran geldi mi bir gelincik baş kaldırır iki parke taşın arasından, 
kendi dalına ağır gelir tülden dokusu
yağmur yağar, güneş açar, rüzgar savurur 
o durur o parke taşın arasında tek başına
 arabasını otoparkın bir köşesine koyup da 
yorgunluğu omuzlarında evine varanlar
bilmem farkında mıdır o gelinciğin
ya da o gelincik farkında mıdır 
her haziran beklendiğinin




görsel / buradan

4 yorum:

Follow_me dedi ki...

çok hoş bir anlatım olmuş. Bende bloğuma beklerim.
Görüşmek üzere
www.bakbuharika.blogspot.com

E S M İ R dedi ki...

Gök gürülder,şimşekler çakar ve ardından güneş açar..ama güneşe yüzünü dönen ve yağmurdan kaçmadan kana kana ıslanan sadece üç beş kişi olur her zaman!. ve çiçek bilir O'na bakan gözleri!..hele ki ince ise yüreği..

sevgilerimle novella..

acıdan_geçtim_güzelleştim dedi ki...

Japonlar, gelincik için şöyle der(miş); ’Gelincik insan ömrü gibidir. Dünü vardır. Yaşamıştır. Bugünü vardır. Yaşıyordur. Ama yarını belli değildir.

novella / विश्व dedi ki...

> teşekkür ederim follow_me...

>> sevgili esmirim, belki de yüreğin inceliğinde saklıdır yaşamın gizi değil mi? öperim.

>>> hangimizin yarını belli ki cemcim, bugüne şükretmeyi, aldığımız nefesin hakkını vermeyi, geçmişi anımsayıp gülmeyi başarabilmeli insan değil mi. sevgiler...